NAZIM YILDIRIM
TÜRKİYE'DE ÖZEL SANAT KURUMLARI
Bu ülkede sanatla uğraşmak gerçekten çok zor bir iş!özellikle de özel bir kurumsanız vay halinize!Bulunuğunuz kurumu yaşatmak için mi uğraşırsınız,sezonluk etkinliklerinizi sürdürmek mi istersiniz izleyicinin enterasan sorularını yanıtlamakla mı uğraşırsınız,resmi yazışmalarla boğoşmak zorunda mı kalırsınız,işgüzar yöneticilere derdinizi anlatmaya mı çalışırsınız,hemen yanıbaşındaki kültür merkezinden haberdar olmayanlara tebessüm mü edersiniz artık kendiniz bilirsiniz...
Ülkemizde devletin kendi himayesinde olan devlet tiyatroları,devlet opera ve balesi,TRT radyo ses ve saz sanatçıları gibi kurum ve kuruluşlar mevcut.Ancak Türkiye'nin her tarafında bulunmayan bu kurumların eksikliğini özel kültür-sanat merkezleri gidermeye çalışmaktadır.hemen her şehirde bulunabilen bu merkezler aslında devletinn yapması gerekenleri yapyığı için bir nevi kamu hizmeti yaptığı söylenebilir.Bulunduğu bölgedeki özellkle gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutarak kendilerini tanımalarını ve sosyal etkinliklerde bulunarak kendisi,ülkesi ve toplum için faydalı işler yapmak için uğraşan bireyler haline getiren ve bu bağlamda bir misyon edinmiş olan bu kurumlara devlet de,yerel yönetimler de mümkün olduğu kadar sahip çıkmalıdır.Bu kültür-sanat merkezlerini kurup halkın istifade etmesini sağlayan kurucular zaten daha önce devletin çeşitli kuruluşlarında görev yapan sanatçılardır genellikle.Devletin kurumlarında geçici yada sürekli olarak istihdam edilemeyen devlet sanatçılarının da görev yaptıkları yerler yine özel sanat merkezleridir.Bazı yerel yönetimlerin bu merkezlere örnek olunacak derecede destek olduğunu görüyoruz.Ancak bu destek sadece birkaç yerel yönetimle sınırlı kalmamalı,mevcut olan bütün yerel yönetimler tarafından benimsenmelidir.Bu desteği sağlarken siyasi rant ve kimlik gözetmeksizin yerine getirilmelidir.Acaba bu yapılan desteklerin kıymeti bilinir mi diye düşünülmemelidir.Yapılan destekler zaten bu kurumlarca zikredilmektedir ve halka duyurulmaktadır.Kültür-sanat merkezleri acaba bu sezonda ayakta kalabilirmiyim diye düşündürülmemeli ve asıl işi olan etkinliklerini yapmaktan alıkonulmamalıdır.Sanatla uğraşan kişilerin çoğu muhasebe bilmez,ince hesap yapmaz,çünkü icra ettiği işin herkese nasip olmayacağını bilir ve duygusal insanlardır.(Tabi bu işleride artık ticaret dönüştürenler olmuştur zamanla ama şuanda bunlar zaten piyasa kuruluşudurlar ve bu yönleri bilinir.)Kültür bakanlığınında yerel yönetimler kadar hatta daha fazla sahip çıkması ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.Yapılan etkinliklerin istikrarına göre belli bir ödenek yıllık olarak tahsis edilmektedir,ama zaman zaman bu ödeneklerde de aksama olması zaten içinde bulunduğumuz küresel ekonomik kriz yüzünden çok zor durumda olan bu sanaat merkezlerinin hayatta kalmasını zorlaştırmaktadır.Yine kültür bakanlığı bu kurumlardan minimum tutarda vergi alınmasını sağlamalıdır.Bu kumların etkinliklerini duyurabilmesi sağlanmalı,maddi desteğin yanısıra manevi desteğinde eksik edimemesi gerekmektedir.
Tiyatro,sinema bale,dans,müzik hepimizin en az bu sanat dallarından birisiyle ilgileniyoruz ve gençlerin yetişmesinde ve gelişmesinde ne kadar önemli olduğunu biliyoruz,çünkü içinde bulunduğumuz kriz ortamında bile salonların dolmasından anlıyoruz.Devlet kadar toplumunda sahip çıkması gerektiğini unutmamamız gerekiyor!Bu güne kadar sahip çıkıldı bundan sonrada çıkılmaya devam edilmelidir...
|

|